Sunuş

Sivil toplum kuruluşlarının (STK) yasama ve denetim sürecine katılımı neyi ifade eder? Bu tür bir katılım neden önemlidir?

Modern parlamenter demokrasilerde en çok tartışılan konulardan biri temsili demokrasinin krizleridir. Seçmen seçilen ilişkisinde, seçmenin görevini tamamlamasıyla temsilcinin temsil edilenden koptuğu ve seçmenlerin çıkarlarını olduğu gibi yansıtmadığı ileri sürülmektedir. Diğer taraftan seçilme süresinin dörtbeş yıl gibi uzun zaman dilimlerini kapsamasının, seçmenin zaman içinde değişen taleplerini parlamentoya yansıtmasına engel olduğu eleştirisi yapılmaktadır. Temsili demokrasiler bu tür eleştirilerin önüne geçebilmek için kendilerini doğrudan demokrasiye yaklaştıran bazı mekanizmaları kullanmaktadırlar. Bu mekanizmalar, yurttaş girişimi, referandum ve yurttaşın yasama vetosudur.

Modern parlamenter demokrasilerin, kendilerini doğrudan demokrasiye yaklaştırmadan da kimi sorunlarını çözmeleri mümkün görünmektedir. Bu sorunları çözmenin en etkin mekanizmalarından birisi; seçmentemsilci arasındaki ilişkiyi seçim dönemleriyle sınırlı olmaktan çıkarıp günlük hayatın bir parçası haline getiren STK katılımıdır. Seçimlerden sonra da taleplerin parlamentoya sürekli olarak iletilmesi, temsilcilerin ya da parlamenterlerin toplumun taleplerini güncel olarak izleyebilmelerine ve buna uygun politika üretmelerine imkan tanır. Bu taleplerin izlenmesi, önemli ölçüde, toplumdaki çeşitli beklentilere sahip kesimlerin STK’lar halinde örgütlenerek parlamentoyla iletişime geçmesiyle gerçekleşir. STK’ların, TBMM’deki yasama ve denetim süreçlerine katılımı, seçmenle temsilci arasındaki bağı canlı tutar, demokrasinin kökleşmesine ve derinleşmesine önemli bir katkı sunar.

Sivil toplum katılımı ve sağlıklı bir Meclis-STK ilişkisi halkın kendisini Meclis’e yakın hissetmesini sağlar ve parlamentoya olan güvenini de güçlendirir. Etkin bir sivil toplum katılımı daha nitelikli kanunların çıkmasına imkan verir. Konu ile ilgili STK’ların ve ilgili kesimlerin görüşlerinin etkin şekilde alınması, kanunlarda değişiklik yapma ihtiyacını azaltır.

Türkiye’de sivil toplumun karar alma süreçlerine katılımına bakıldığında zayıf sayılacak bir sivil toplumun varlığından dolayısıyla zayıf bir katılımdan söz edilebilir. Sivil toplumun katılımından genellikle büyük kentlerde varlığını sürdüren ve ekonomik kaynak bakımından fazlaca sıkıntısı bulunmayan STK’larla karşılaşılmaktadır. Sınırlı sayıda olan bu tür STK’lar kendilerini ilgilendiren sorunlarla ilgilenmekte ve yasama sürecini etkilemeye çalışmaktadırlar. Oysa gelişmiş demokrasilerde sivil toplumun gelişmiş olduğu, yerel düzeyde de çok sayıda STK bulunduğu ve bu STK’ların her düzeydeki karar alma sürecini etkilemeye çalıştıkları görülmektedir. Ülkemizde ise yerel STK’ların gerek yerel düzeyde gerek merkezi düzeyde karar alma süreçlerine katılımının yok denecek kadar az olduğu bilinen bir gerçektir. Gerçek bir sivil toplum katılımından söz edebilmek için yerel düzeyde de sivil toplumun katılımının güçlendirilmesi büyük önem arz etmektedir. Sadece belirli güçlü STK’ların karar alma süreçlerine katılması halinde, sivil toplumdaki dengesizliğin büyüyeceği açıktır. Dolayısıyla yerel STK’ların güçlendirilmesi, karar alma süreçlerine katılımlarının sağlanması demokratik devletin kurumsallaşması bakımından oldukça önemlidir.

İşte Hollanda Büyükelçiliği MATRA Programı ile Yasama Derneği arasında yürütülmekte olan “Yerel STK’lar İçin Yasama Okulu Projesi” tam da bu amaca yönelik olarak yürütülmüştür.

Yasama Derneği kurulduğu günden beri STK’lara destek olmaya ve hakim olduğu yasama bilgisi ve tecrübelerini diğer STK’larla paylaşmaya çalışmaktadır. “Yerel STK’lar İçin Yasama Okulu Projesi” as-lında daha önce yürütülen projelerin devamı niteliğindedir.

Bu projelerden biri “STK’lar İçin Yasama Sürecine Katılım El Kitabı”dır. Yasama süreci ve parlamenter denetim yollarının birçok STK’ca yeterince bilinmediği yönündeki izlenimlerimiz bizi böyle bir el kitabı hazırlamaya yöneltmiştir. TBMM’de yasama sürecine katılım denilince birçok STK’nın çoğunlukla komisyon toplantılarına katılımı anladıkları görülmektedir. Oysa görüş ve önerilerini Meclis’e taşıyabilecekleri bir çok yol ve yöntem bulunmaktadır. Gündem dışı konuşma, sözlü ve yazılı soru, genel görüşme ve Meclis araştırması önergeleri bunlardan sadece bir kaçıdır. Bu kitapta yasama ve denetim süreçleri anlatılırken STK’ların da bu süreçlerde nasıl etkin olabilecekleri yönünde örneklerle pratik bilgiler verilmiş ve STK’lar için bir kaynak kitap olması hedeflenmiştir.

Daha sonra “STK’lar İçin Yasama Okulu Projesi”ne başlanmıştır. Bugüne kadar çocuk, kadın, engelli ve insan hakları alanında çalışan çeşitli derneklere programlar düzenlenmiştir. Bunlar daha çok Ankara ve İstanbul’daki derneklerdir.

Son çalışmalardan birisi de Uçan Süpürge Derneği’nin yürüttüğü “Demokraside Kadın İzleri Projesi”ne destek vermemizdir. Bu çerçevede 8 ilde 26 ilden gelen kadınlara bu süreçler anlatılmıştır.

“Yerel STK’lar İçin Yasama Okulu Projesi” ise Hollanda Hükümeti MATRA Programı çerçevesinde Yasama Derneği’nin tek başına yürüttüğü bir projedir. Projenin amacı bu defa yereldeki STK’lara ulaşmaktır.

Yerel STK’ların sorunlarını ve önceliklerini Parlamento’ya daha etkin bir şekilde taşımalarına katkı sağlamayı amaçlayan “Yerel STK’lar İçin Yasama Okulu Projesi”nin ilk eğitim ve atölye çalışması 2627 Kasım 2011 tarihlerinde Bolu’da (Zonguldak, Düzce, Kastamonu ve Karabük illerinden de STK temsilcileri katılımıyla); ikincisi 3-4 Aralık 2011 tarihlerinde Trabzon’da (Ordu, Giresun ve Rize illerinden de STK temsilcileri katılımıyla), 5-6 Mayıs 2012 tarihlerinde Çorum’da (Amasya İlinden de STK temsilcileri katılımıyla) ve 12-13 Mayıs 2012 tarihlerinde Burdur’da (Isparta İlinden de STK temsilcileri katılımıyla) gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu dört ilde yapılan eğitim çalışmalarında toplam 13 ilden 96 farklı STK’dan 109 STK temsilcisine eğitim verilmiş ve STK’ların yasama sürecine katılmaları desteklenmeye çalışılmıştır. Bu toplantılar iki gün sürmüş ve bu iki günde birbirini tamamlayan çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Toplantının ilk gününde denetim sürecini de kapsayacak biçimde yasama süreci başından sonuna kadar özetlenerek ve STK’ların kullanımına yarayacak hale getirilerek anlatılmıştır. Bu sunumlarda yasamaya ilişkin temel kavram ve kurumlar tanıtılmış ve arkasından komisyonlarda ve Genel Kurul’da yasa yapım süreci açıklanmıştır. Ayrıca, bireysel başvuruların yapılabildiği İnsan Haklarını İnceleme, Dilekçe, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği komisyonlarındaki işleyiş anlatılmış ve son olarak yasama faaliyetlerini güncel olarak izleyebilmelerine imkan veren TBMM Web sayfası tanıtılmıştır. İkinci günde ise birinci gün öğretilenlerin pratiğe aktarılması için atölye çalışması yapılmıştır. Oluşturulan gruplar kendilerince önemli gördükleri sorunların hangi yöntemle daha iyi çözülebileceğini değerlendirdikten sonra seçtikleri yönteme göre taslaklar oluşturmuşlardır. Böylece yerel STK’lar yasama sürecine katılımın düşünüldüğü gibi güç bir iş olmadığının farkına varmışlar ve küçük bir çalışmayla önemli görülen sorunların TBMM’nin gündemine taşınabileceğini görmüşlerdir.

Proje’nin final toplantısı 20 Haziran 2012 Çarşamba günü TBMM’de gerçekleştirilmiştir. Programa Bolu, Trabzon, Çorum ve Burdur illerinden 23 STK temsilcisi katılmış, STK temsilcileri sorunlarını ve Proje hakkındaki değerlendirmelerini Meclis çatısı altında ifade etme imkanı bulmuşlardır.

Kuşkusuz yerel STK’ların yasama sürecine katılımı büyük önem taşımaktadır ve katılım bir kez başladıktan sonra genişleyerek artması hedeflenmektedir. Bu toplantılarda gözlemlenmiştir ki, yerel STK’larda çok ciddi bir potansiyel bulunmaktadır. Bu potansiyelin harekete geçirilmesi halinde demokrasinin gelişiminde çok önemli mesafeler alınabilecektir.

Bu tür çalışmaların, yerel STK’ların karar alma sürecine ve özellikle yasama sürecine katılımını artıracağı ve demokratik kültürün ve dolayısıyla demokrasinin gelişimine katkı yapacağı inancıyla yaygınlaştırılarak tekrarlanması planlanmaktadır. Bu çalışmalara katılan STK temsilcilerinin de aynı inançla öğrendiklerini hayata geçirmek için çalışmaları, süreçte sürekli ve aktif olarak yer almaları enerjilerin birleşmesine ve sivil toplum katılımı konusunda mesafe alınmasına yol açacaktır. Süreçte yer alan herkesin katılımın artması için yapabileceği bir şeyler olduğunun akılda tutulması ve sivil toplum katılımın uzun ve çaba gerektiren bir süreç olduğunun hatırlanması önemlidir. Özetle demokrasinin kendisi ve demokratik kültür bir süreçtir. Sivil toplumun yükselen katılımı bu süreçte yol almayı sağlayacaktır.

Proje’ye katkılarından dolayı başta Hollanda Büyükelçiliği’ne, Proje’nin koordinatörü ve bu kitabın derleyicisi Derneğimizin kurucu üyelerinden olan Semra GÖKÇİMEN’e, koordinatör yardımcıları Muaz Ayhan IŞIK ve Fatih ÇELEBİ’ye, eğitim çalışmalarına katılan aynı zamanda mesai arkadaşlarım olan tüm eğiticilere ve nihayet samimi ve heyecanlı katılımlarıyla Proje’mizi anlamlı kılan tüm STK temsilcilerine gönülden teşekkür ediyorum.

Dr. İrfan NEZİROĞLU
Yasama Derneği Başkanı

Comments are closed.