|
Karar Sayısı : 2008/14502
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler
Kalkınma Programı arasında hazırlanan ve Hükümetimiz adına 19/6/2008 tarihinde
Ankara’da imzalanan “Türkiye’de Yasama Süreçlerine Etkin Sivil Katılım
Projesi” konulu ilişik belgenin onaylanması; Dışişleri Bakanlığının
20/11/2008 tarihli ve HUMŞ/1163 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve
244 sayılı Kanunun 3 üncü ve 5 inci maddelerine göre, Bakanlar Kurulu’nca
22/12/2008 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Abdullah
GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip
ERDOĞAN
Başbakan
C.
ÇİÇEK H.
YAZICI H.
YAZICI M.
AYDIN
Devlet Bak.
ve Başb. Yrd. Devlet
Bak. ve Başb. Yrd. Devlet
Bak. ve Başb. Yrd. V. Devlet
Bakanı
M.
BAŞESGİOĞLU K.
TÜZMEN N.
ÇUBUKÇU M.
ŞİMŞEK
Devlet
Bakanı Devlet
Bakanı Devlet
Bakanı Devlet Bakanı
M. S.
YAZICIOĞLU M.
A. ŞAHİN M.
V. GÖNÜL B.
ATALAY
Devlet
Bakanı Adalet
Bakanı Millî
Savunma Bakanı İçişleri
Bakanı
A.
BABACAN K.
UNAKITAN H.
ÇELİK F.
N. ÖZAK
Dışişleri
Bakanı Maliye
Bakanı Millî
Eğitim Bakanı Bayındırlık
ve İskân Bakanı
R.
AKDAĞ B.
YILDIRIM M.
M. EKER F.
ÇELİK
Sağlık
Bakanı Ulaştırma
Bakanı Tarım
ve Köyişleri Bakanı Çalışma
ve Sos. Güv. Bakanı
M. Z.
ÇAĞLAYAN M.
H. GÜLER E.
GÜNAY V.
EROĞLU
Sanayi ve
Ticaret Bakanı Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanı Kültür
ve Turizm Bakanı Çevre
ve Orman Bakanı
Proje Dokümanı
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
Türkiye’de Yasama Süreçlerine Etkin Sivil
Katılım Projesi
Kısa Proje Tanımı:
Proje, sivil toplumun yasama
süreçlerine katılımına ilişkin gerekli ortamın hazırlanması, bu konudaki
bilinçlenmenin artması ve böylece de katılımcılığa yönelik sınırlılıkları
azaltarak bu yöndeki talebi arttırmaya katkıda bulunacaktır. Proje bunu (1)
yasa yapma süreçlerinde sivil katılıma ilişkin yasama ve yürütmeye dönük
algı ve haritalama çalışması; (2) İhtisas Komisyonları, Türkiye Büyük
Millet Meclisi yasama uzmanları ve komisyon üyelerinin danışmanlarına yönelik
kapasite geliştirme ve teknik destek; (3) Türk Yasama Derneği ve
Parlamenter Danışmanlar Derneği’ne yönelik kapasite geliştirme ve teknik
destek; ve (4) Meclis yasama uzmanları, Türk Yasama Derneği ve yasa
yapmadan sorumlu ilgili bakanlık yetkililerine yönelik kapasite geliştirme
ve teknik destek çalışmaları ile gerçekleştirecektir.
I. BÖLÜM – Sürecin Detayları
I.
Kısım: Durum Analizi
I.A.
Arka Plan
Yönetişim, bir ülkenin her
düzeydeki ilişkilerinin etkileşimini yönetmek üzere yetki kullanımıdır. İyi
yönetişimin temelini oluşturan prensipler katılımcılık, hukukun üstünlüğü,
şeffaflık, yanıt verebilirlik, mutabakat oluşturma, hakkaniyet, etkinlik,
hesap verebilirlik ve stratejik görüştür. İyi yönetişim kavramına ilişkin
politik söylemler; demokratikleşen devletleri, vatandaş beklentilerine daha
fazla yanıt vermek, şeffaf ve hesapverebilir olmak, ve sürdürülebilir
çözümler üretebilmek için sorumluluk sahibi ve aktif yurttaşlarla birlikte
çalışarak komplike sorunların üzerine eğilen devletler olarak tanımlama
eğilimindedir. Vatandaşlık, katılımcılık ve hesap verilebilirlik “yönetişim
döngüsü” adı verilen bu sinerji ile birbirine bağlanmıştır.
Katılımcı yönetişim anlayışı
vatandaşların sadece bilgiye değil kamuoyunun tercihlerini etkilemek için
karar verme süreçleri ve güç erkine de erişimini sağlar. Bu, sadece
imtiyazlı küçük bir zümrenin değil, kalkınma süreçlerinden sıklıkla
dışlanan, özellikle marjinal ve kırılgan grupların da erişimi anlamına
gelmektedir. Ulusal düzeyde bu, yönetişim konseptini genişleterek kamu
yararının korunmasını sadece hükümet ve siyasi süreçlerin değil sivil
toplum ve özel sektörün de sorumluluğu olarak tanımlar. Her ne kadar bu
tanım açık olsa da, buradaki zorluk bunu hayata geçirmede ortaya çıkar.
Mekanizmalar, süreçler ve
kurumlar politika oluşturmadan, karar verme, uygulama ve değerlendirmeye
kadar bir çok alanda ilgili aktörleri yönetişime katma yöntem ve
olasılıklarını etkilemektedir. Tavandan tabana (top down) şekillenen
yönetişim biçiminde katılımcılığı kolaylaştırmak daha zor olabilir.
Katılımcı politika yapma, hem vatandaşın aktif bir şekilde sürece dahil
edilmesini hem de devletin buna
yanıt vermesini gerektirir. Tavanın yanıt verebilirliğini arttırmanın
yanısıra tabanın sesinin güçlendirilmesi için de çabalar gerekebilir. Sivil
toplumun bu süreçlere dahil edilmesi önündeki zorluklar farklı bağlamlarda
değişiklik gösterir ancak kurumsal güç yapıları ve politika yapıcılıkta
yeni bir faktör olarak sivil toplumun katılımcılığının meşruiyetine dair
algılayış bunların içinde en yaygın olanıdır. Siyasi dokudaki
değişikliklerin, bürokratik bağlamı ve politikaları etkileme olasılığı
oldukça yüksektir.
Gelişmiş yönetişim ancak yaygın
katılımcılık ve şeffaflıkla mümkün kılınabilir ki bu da mevcut yönetişim şekil ve süreçlerinde
yenilikleri gerektirir. Yenilikçi yanıtlar ve yaratıcı ortaklıklar, sivil
toplumun etkin bir unsuru olma konusunda her zaman imkan ve olanağı olmayan
kişilere erişmek için kullanılmalıdır. Ülke örnekleri, bilgiye yaygın
erişimin, istişare ve aktif katılımın yenilikçi yanıtlardan birkaçı olduğunu göstermektedir.
Dile getirilen bir yönetişim
normu olarak kapsayıcı yönetişim birçok ülkenin mevcut politik kültürü
içerisinde yeterince anlaşılmamakta ve uygulamaya konulamamaktadır.
Hükümet- sivil toplum angajmanı temelde siyasi bir faaliyettir ve bu
nedenle de kapsayıcı yönetişim yaklaşımının bir topluma tanıtımının güçlü
normatif unsurları vardır. Bu yaklaşım, vatandaşların temsili demokrasiye
eşit bir şekilde katılımına araç olur ve kamu yararını şekillendirme
olanakları sağlar. Kapsayıcı yönetişimin iki yol gösterici ilkesi vardır:
(1) farklı düzeylerdeki farklı aktörlerin rol ve işlevleri; (2) katılım
yöntemleri.
Kapsayıcı yönetişim; yapılar,
süreçler ve program geliştirme ve uygulamada temel değişimlerle bürokratik
paternalizimden toplulukların güçlendirilmesine ve sivil toplumun artan
katılımcılığına işaret etmektedir. Sivil toplumun devletin ve özel sektörün
tam olarak hesap verebilirliğini sağlamada, ulusal ve global forumlarda
kırılgan gruplar özellikle de yoksulun
çıkarlarını savunmada ve kişilerin karar verme süreçlerine
katılımını kolaylaştırmadaki rolü, giderek önem kazanacaktır.
Kısacası, sivil toplum
inisiyatiflerinin başarısına katkıda bulunan faktörler arasında hükümet ve
diğer taraflar arasında müzakelerde bulunma ve etkin bir şekilde
savunuculuk rolü üstlenme konusunda gönüllülük ve beceri; sınırlı ve
kapsamlı politika hedeflerine ilişkin vizyon oluşturma ve bunları
gerçekleştirmeye yönelik iyi stratejiler geliştirme; devletle ilgili
algılayışın değişimi; lobi, savunu, analiz ve deneyimlerin paylaşımına yönelik
mali ve teknik kaynaklar ve sivil toplum kuruluşları arasında hızlı, etkin
karar verme nitelikleri bulunmaktadır.
I. B. Türkiye’deki Durum
Türkiye’de sivil toplumun
yönetişim süreçlerine katılımı görece zayıftır. Sadece mevcut yapılar ve
politik kültür değil zayıf olan aktif yurttaşlık anlayışı ve sivil toplum
örgütlerinin verimsiz kurumsal yapıları da sivil katılımın önündeki
sınırlayıcı faktörlerdir. Sivil toplumun yasama süreçlerine katılımı fikri
Türkiye için nispeten yenidir. Sivil toplumun yasama süreçlerine
katılımında ilk adım olarak bireylerden ziyade yasama erkine ve sivil
toplum örgütlerine odaklanmak gerekir. Mevcut Proje, Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin (TBMM) ve bakanlıkların yasa yapmadan sorumlu ilgili
birimlerinin de benimsediği ve sivil toplumun yasa yapma sürecine üst düzey
katılımı ve bunun kurumsallaşmasını da Türkiye’de yeni yönetişim yapısının
temel öncelik alanlarından biri olarak vurguladığı, Türkiye’de kapsayıcı
yönetişime olan ihtiyaca dayanmaktadır.
Bu çerçevede Proje, Türkiye’de
yasama süreçlerine sivil katılımı geliştirmeyi amaçlayan sürecin ilk
safhası olacaktır. Bu nedenle, proje, yasa taslaklarını hazırlamaktan
sorumlu TBMM İhtisas Komisyonları ve kamuoyunun görüş ve önerilerini
yansıtma işleviyle komisyon üyelerinin danışmanları, bazı bakanlıkların
ilgili birimlerinin desteklenmesinin yanısıra politika yapmada kapsayıcı
sivil toplum katılımını mümkün kılacak şekilde ilgili ulusal paydaşların
kurumsal kapasitelerini güçlendirmek gibi belirlenmiş bazı alanlara
eğilecektir. UNDP sivil katılım kültürünün oluşmasına yönelik ilk adımı
destekleyecektir ve bu kültürün, bu alanda yeni proje tekliflerine de zemin
hazırlayacağından, mevcut proje doğası gereği katalitiktir. Bu bağlamda,
politika ve karar alma süreçlerinde yasama, yürütme ve sivil topluma
yönelik gerçekleştirilecek olan haritalama ve algı analizi, hükümet ve tek
taraflı ve çok taraflı donörlerin
geliştireceği yeni projelerde temel kaynak olacaktır.
Bu nedenle mevcut proje ile
UNDP:
1. Yasa yapma süreçlerine
kapsayıcı sivil katılımı mümkün kılmak üzere yasama ve yürütme erklerinin
ilgili birimlerinin kurumsal kapasite ihtiyaçlarına yönelik güvenilir verilerin
sağlanması amacıyla yasa yapma süreçlerinde sivil katılıma ilişkin
haritalama ve algı analiz çalışması gerçekleştirecek;
2. Yasa yapma süreçlerinde
kapsayıcı sivil katılıma ilişkin kurumsal kapasitenin geliştirilmesi
suretiyle ihtisas komisyonları ve komisyon üyelerinin danışmanlarına
yönelik kapasite geliştirme çalışmalarında bulunacak ve teknik destek
sağlayacak;
3. Yasa yapma süreçlerinde
kapsayıcı sivil katılıma ilişkin kurumsal kapasitenin geliştirilmesi
amacıyla Meclis yasama uzmanları ve bu uzmanların oluşturduğu Yasama
Derneği’ne yönelik kapasite geliştirme çalışmalarında bulunacak ve teknik
destek sağlayacak;
4. Parlementer Danışmanlar
Derneğinin yasama sürecine yansıtılmak suretiyle yerelden güvenilir
bilgiler toplayıp analiz etmesine yönelik kurumsal kapasitesini
geliştirecek;
5. Yasa yapma süreçlerinde
kapsayıcı sivil katılıma ilişkin kurumsal kapasitenin geliştirilmesi için
bazı bakanlıkların yasa yapmadan sorumlu ilgili birimlerine yönelik
kapasite geliştirme çalışmalarında bulunacak ve teknik destek sağlayacak;
6. Yasama ve yürütme erklerinde
yasa yapma süreçlerine sivil katılımı mümkün kılan mekanizmalar
geliştirecek;
7. Birkaç konuda katılımcı ve
kapsayıcı yasa yapma üzerine örnek çalışmalar gerçekleştirecek;
8. İhtiyaca yönelik eğitim
programlarından faydalanan komisyon üyeleri, Meclis yasama uzmanları,
danışmanlar ve ilgili bakanlık görevlilerinin katılımıyla çalışma gezileri
düzenleyecek;
9. Projeden edinilen kazanımlar
ve yol haritasının tartışılacağı uluslararası bir çalıştay düzenleyecektir.
I. B. UNDP’NİN KATILIMI
UNDP, politik olarak
tarafsızlığı ve insani BM değerlerini temsil etmektedir. Yarım yüzyıldan
daha fazla bir süredir Türkiye’deki varlığı ve kamu, STK’lar, özel sektör,
akademi ve diğer donör kuruluşlar gibi ilgili paydaşlarla süre giden
diyalogu, UNDP’yi ulusal hükümet nezdinde güvenilir bir ortak kılmaktadır.
Temel kurumsal işlevlerinden birisi olan kapasite geliştirmeyle UNDP,
yasama süreçlerine sivil katılımın gerçekleşmesi için gerekli ortamı
hazırlamada Parlamentoya katkı verecek durumdadır.
Türkiye’nin de imzaladığı
Binyıl Deklarasyonu, daha barışçıl, refah ve adil bir dünyanın önemli
temellerine işaret etmektedir. Deklarasyon, UNDP’nin faaliyetlerinin genel
çerçevesini oluşturmakta ve insan hakları, demokrasi ve yönetişim
alanlarında başarıyı sağlayacak yol gösterici ilkeleri içermektedir. Bu
ilkelere olan bağlılığı UNDP’nin global, bölgesel, ulusal ve yerel
düzlemdeki çalışmalarını da yönlendirir ve daha kapsayıcı ve yanıt
verebilir yönetişim yapılarının oluşumuna verdiği desteği arttıracak
şekilde kapasitesini güçlendirir. Demokratik yönetişimi mümkün kılmak için
politika oluşturma UNDP’nin global anlamda belirlediği uygulama
alanlarından biri olan Demokratik Yönetişim altındaki hizmet alanıdır. Bu, demokratik süreçlerin niteliği ve
işleyişi ile kişilerin refahının sıkı bir şekilde birbiriyle ilintili
olduğu görüşünden doğar. Global olarak UNDP Demokratik Yönetişim alanı
kapsamındaki politika desteği, demokratik yönetişimi mümkün kılan
politikalar, programlar/projeler ve süreçlerin yönetimi ve karar
vericiliğinde ulusal sahiplenmeyi ve liderliği sağlayan politika
önerilerine, desteğe ve araçlara eğilmektedir.
Türkiye’de UNDP’nin kapsayıcı
sivil katılıma özgü katkısı; dünyada çeşitli ülke deneyimlerine erişimin
sağlanması anlamına gelen global deneyim ve kapasitesi ile şekillenen
kapasite geliştirme ve teknik destek sağlamak olacaktır.
II. Kısım: Strateji
II.1.
Faaliyetler
Bileşen
I: Yasa Yapma Süreçlerinde Sivil Katılıma İlişkin Yasama ve Yürütmeye
Yönelik Algı ve Haritalama Çalışması
Demokratik yönetişim sürecinde
gerek yasama gerekse yürütme erki yeni yüzyılın getirdiği değişimlere
adapte olabilmek adına kendi bünyesinde büyük çapta bir değişime gitmiştir.
Geçtiğimiz birkaç yıl sivil toplumun hizmet sunumu ve politika geliştirmeye
katılımına ilişkin çabalara tanıklık etmiştir. Çok eskiye dayanmayan deneyimlere
dayanarak, ‘sivil toplumun yönetişime katılımı’ olgusu Türkiye’de yeni
olmamakla beraber zayıftır sonucuna varılabilir ve yasama süreçlerine sivil
toplumun katılımı kişilerin güçlendirilmesi anlamında gitgide artan bir
önem kazanmaktadır. Böylece, ‘sivil toplum’ kavramı Türkiye’nin AB üyelik
süreci, demokratikleşme ve sivil toplumun her düzeyde karar alma
süreçlerine daha çok katılımına duyulan istek ile bağlantılı olarak hem
siyasi hem de kalkınma söylemlerinde önem kazanmıştır. Bu çerçevede; hem
yasama hem de yürütme erki, sivil toplumun yasama süreçlerine katılımını
genişletecek yeni mekanizmaların oluşturulmasına yönelik ilgisini ifade etmiştir
ve mevcut proje kapsamında başlangıç olarak yasama ve yürütmenin karar
verme süreçlerine sivil toplumun katılımına dair bir haritalama/algı
analizi çalışmasını gerçekleştirmek amaçlanmıştır. Böylece, analiz, ileriki
süreçte Meclis ve bürokrasi kapsamında yapılacak kapasite geliştirme ve
teknik destek çalışmalarına da temel teşkil edecektir.
Analizin hedef grubu yasama
süreçlerinden sorumlu İhtisas Komisyon üyeleri, yasama sürecine destek
veren Meclis yasama uzmanları ve Yasama Derneği, komisyon üyelerinin
danışmanları ile yasa taslakları hazırlamadan sorumlu ilgili bakanlık
görevlileridir. Refere edilen haritalama çalışmasının bulgularına
dayanılarak, yasa yapıcılar için ihtiyaca yönelik kapasite ve beceri
geliştirme programlarının geliştirilmesi de amaçlanmaktadır. Bu bulgular
aynı zamanda ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla da paylaşılacaktır.
Bileşen II: Meclis İhtisas Komisyonları, Yasama Uzmanları ve
Komisyon üyelerinin danışmanlarına yönelik kapasite geliştirme ve teknik
destek çalışmaları
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne
üyelik süreci, 3 Ekim 2005’te katılım müzakerelerinin başlamasıyla ivme
kazanmış ve reform gündemi kapsamında parlamenter gelişime duyulan ihtiyaç
daha çok hissedilmeye başlanmıştır. Bunun nedeni de, Kopenhag Kriterleri
içinde yer alan siyasi kriterler kapsamında, AB üyeliğinin, demokrasinin,
hukukun üstünlüğünün, insan hakları ve demokrasinin güvencesi olan kurumsal
istikrara dayandırılmasıdır. Başka bir deyişle, katılımcılık, şeffaflık,
hesap verebilirlik ve etkinlik gibi yönetişimin ilkelerini teşvik eden
güçlendirilmiş kurumsal kapasitenin tüm kamu kuruluşları için
gerekliliğidir. Bundan dolayı da, parlementer sistemin, yönetişim
içerisindeki temsili kuruluşlarının temsiliyet, yasama ya da gözetim
kapasitelerini güçlendirecek çalışmalara ihtiyaç vardır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nde sivil toplum örgütlerinin yasa yapma süreçlerine katılımının
geliştirilmesine ilişkin Türk Yasama Derneğinin de desteklediği devam eden
çeşitli faaliyetler devam etmektedir.
Sivil toplum örgütü temsilcileri, Parlamentoda görevli ve aynı
zamanda Yasama Derneğine de üye olan yasama uzmanları ve gönüllü
milletvekillerinin oluşturduğu Ortak Çalışma Grubu Meclis bünyesinde
başlatılan ve halen devam eden inisiyatiflerden birisidir. Bu Grubun oluşum
amacı, sivil toplum örgütü temsilcileri ile parlamenterleri resepsiyon ve
toplantılarda bir araya getirerek aralarındaki iletişim ve bilgi akışını
arttırmaktır. Bu inisiyatifle, yerel STK’ların yasama süreçlerine
katılımlarını arttırmak için birbirleriyle buluşarak çalışma grupları oluşturması
da hedeflenmiştir. Grubun yapısal anlamdaki eksikliklerine rağmen, girişim
TBMM ve sivil toplum örgütleri arasındaki diyaloğun kurulmasının önemi ve
gereğine inanan ve destekleyen parlamenterlerin varlığına işaret ettiğinden
dolayı önemlidir. TBMM’de devam eden bu faaliyetlerin yanısıra, demokratik
sistemlerde kaydadeğer etki yapabilecek bir alanda parlamenterler,
parlamentoda çalışan yasal danışmanlar ve parlamenter danışmanlara yönelik
kapasite geliştirme programlarıdır.
Bu çerçevede, UNDP, Meclis
yasama uzmanların ve teknik kadronun kapasitesini güçlendirme, kurumsal
kapasiteyi desteklemek ve parlamentoların yürütme ve sivil toplum
kuruluşlarıyla ilişkilerini güçlendirmek için dünyanın değişik yerlerinde
parlamentolarla çalışmalar yürümektedir. Bu nedenle, parlementer sistemin
geliştirilmesi alanındaki bu global deneyime ve kapasiteye dayanarak,
mevcut proje kapsamında yasama süreçlerinde sivil toplum katılımcılığına
dair bir dizi kapasite geliştirme ve teknik destek çalışması
gerçekleştirilecektir. Projenin bu bileşeninin genel amacı vatandaşın daha
fazla şeffaflık ve hesap verilebilirliğe ilişkin beklentilerine yanıt
verebilmek amacıyla politika yapma süreçlerine kamuoyu katkısını entegre
etmeye yönelik mekanizma, uzmanlık ve bilinci yaratmaktır. Bu amaç
doğrultusunda kapasite geliştirme ve teknik destek bileşeni kapsamında
UNDP’nin gerçekleştireceği faaliyetler şunlardır:
1. Yasa yapıcılar, Meclis
yasama uzmanları ve parlementer danışmanlara yönelik yasama süreçlerine
sivil katılıma ilişkin ihtiyaca yönelik kapasite ve beceri geliştirme
programlarının geliştirilmesi;
2. Yasa yapma süreçlerine sivil
katılıma ilişkin diğer ülke deneyimlerini görmek amacıyla Endonezya ya da
Hindistan gibi taban geleneğinin görece köklü olduğu orta gelir düzeyli
ülkelere çalışma ziyaretinin düzenlenmesi;
3. Proje ortakları tarafından
belirlenecek olan örnek kanun tasarılarının1 pilot sivil katılım uygulamalarının
seçilecek olan 14 ilde gerçekleştirilmesi;
4. Sivil toplum temsilcilerinin
yasalar ile ilgili yorum yapabileceği yerel istişare kurulları, interaktif
web sitesi ve kamuoyuna açık toplantılar gibi mekanizma ve platformların
geliştirilmesi.
Bileşen III: Türk Yasama Derneği ve Parlamenter Danışmanlar
Derneğine Yönelik Kurumsal Kapasite Geliştirme
Bir çok yasama organında
komisyonlar yasa yapma süreçlerinde lokomotif görevini üstlenirler. Daha
etkin komisyon sistemleri aynı zamanda uzlaşı ve kararı teşvik eden
farklılıkların dile getirileceği ortamları sağlar. Komisyon müzakereleri
tüm yasama organının tavrını şekillendirmede önemli olurken, komisyon
üyeleri de tabanın görüşlerinin savunucusu olma ve sonuçları şekillendiren
müzakere becerileri geliştirme konusunda uzmanlaşmayı sağlayacak güç
teşviklerine sahiptir.
İhtisas komisyonları yasa yapma
sürecinde Türk Parlamentosunda temel iş yükünü taşırlar. Komisyon üyeleri
bu görevlerini yerine getirirken yasama uzmanları ve komisyon
tartışmalarını hazırlamadan sorumlu milletvekilleri danışmanları ile yakın
çalışırlar. Türk Parlamenter sisteminde milletvekillerine yasama ve araştırma
faaliyetlerini yerine getirme konusunda yardımcı olmaktan sorumlu olan
danışmanlar, sözleşmeli personel durumundadır ve her milletvekilinin bir
danışmanı vardır. Parlamenter danışmanlık 80’li yıllarda uygulamaya
konulmuş ve Parlamenter Danışmanlar Derneği 2005 de kurulmuştur.
Danışmanlar, seçmenlerle doğrudan ve sürekli ilişkide olduğundan sivil toplumun yasa yapma süreçlerine
katılımında önemli bir rol oynayabilirler.
Süreçteki etkin rolleri sadece sesini duyurabilen sivil toplum
örgütleri değil, tabanın sesini duymayı da mümkün kılacaktır.
Parlamentodaki danışmanlık sisteminin kurumsallaşmamış olması bu potansiyel
rolü engeller görünmektedir. Proje, sadece danışmanların eğitilmesini değil
aynı zamanda parlementer danışmanlar tarafından kurulmuş olan derneğin
kurumsal kapasitesini de geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Projenin bu bileşeninin genel
amacı, sokaktaki vatandaşın görüşlerinin toplanması, analizi ve yasa yapma
sürecine yansımasından sorumlu bir ara mekanizmanın oluşturulmasıdır. Bu
amaç doğrultusunda kurumsal kapasite geliştirme ve teknik destek bileşeni
kapsamında UNDP’nin gerçekleştireceği faaliyetler şunlardır:
1. Dernek içerisinde
sürdürülebilir altyapıyı oluşturmak amacıyla ihtiyaç duyulan yazılım ve
veri analiz programının sağlanması,
2. Veri analizi ve objektif
rapor hazırlama konularında Derneğin belirlediği danışmanların eğitilmesi,
3. Yasama erki ve sivil toplum
arasında bir ara mekanizma olarak Derneğin tanınmasına yönelik iletişim
stratejisinin geliştirilmesi.
Bileşen IV: Meclis Yasama Uzmanları, Yasama Uzmanlarının Kurmuş
Olduğu Yasama Derneği ve Yasa
Yapmadan Sorumlu Seçilmiş Bakanlık Görevlilerine Yönelik Kapasite
Geliştirme ve Teknik Destek
Meclis’de tüm yasama işlerinden
sorumlu olan birim Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğüdür. Kanun tasarıları bu
Müdürlük tarafından incelenir. İnceleme tasarı üzerinde çalışan ilgili
komisyona iletilmek üzere Meclis Başkanına bir rapor halinde sunulur.
Benzer olarak yazılı ve sözlü teklifler, parlamento araştırma ve soruşturmaları,
gensoru dilekçeleri de bu Müdürlükten geçer. Komisyonlar, Müdürlüğün yapısı içersinde faaliyet
gösterirler. Müdürlük’te çalışan yasama uzmanları aynı zamanda Meclis
Başkanı ya da Başkan Yardımcısına Genel Kurul’a başkanlık ederken teknik
bilgi sağlarlar.
Türkiye’nin AB üyelik süreci
ışığında, Müdürlük uzmanları 2003 senesinde yasa yapma bilim ve uygulamalarındaki
gelişmelere katkıda bulunmak amacıyla Yasama Derneğini (YASADER)
kurmuşlardır. Dernek, bugüne kadar yasama süreçlerin sivil katılımı gündeme
getirmede oldukça aktif olarak çalışmıştır.
Yasama erki, yasa yapma
sürecinde kilit bir yere sahipken, yasanın ilk taslağını yazmadan sorumlu
olan yürütme erki de bir diğer önemli paydaştır. Buna ve bütüncül bir
yaklaşımın önemine binaen proje hem yasamanın hem de yürütmenin ilgili
birimlerinin gerekli kapasitesinin oluşturulması ve geliştirilmesini
amaçlamaktadır.
Bu amaçla, UNDP, hem Yasama
Derneği aracılığıyla Meclisin yasama uzmanları hem de Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Ulaştırma Bakanlığı gibi seçilmiş
bakanlıkların yasa taslağı hazırlamadan sorumlu ilgili birimleriyle
çalışacaktır.
Projenin bu bileşeninin genel
amacı, yasama uzmanlarında ve yürütmenin yasa taslağı hazırlamadan sorumlu
ilgili birimlerinde sivil toplumun yasama süreçlerine katılımını mümkün
kılacak gerekli kapasitesinin oluşturulmasıdır.2 Bu amaç doğrultusunda kurumsal kapasite
geliştirme ve teknik destek bileşeni kapsamında UNDP’nin gerçekleştireceği
faaliyetler şunlardır:
1. Yasama uzmanları, ilgili
bakanlıklar ve Devlet Planlama Teşkilatı Hukuk İşleri Dairesi görevlilerine
ihtiyaca yönelik kapasite ve beceri geliştirme programlarının
geliştirilmesi,
2. Yasa yapma süreçlerine sivil
katılıma ilişkin diğer ülke deneyimlerini görmek amacıyla kapasite geliştirme
programlarına katılmış bir grup yetkiliye yönelik AB ülkesi ya da Avrupa Parlamentosu’na çalışma
gezilerinin gerçekleştirilmesi,
3. Proje ortakları tarafından
belirlenecek örnek kanun tasarıları3 üzerine
pilot sivil katılım uygulamalarının gerçekleştirilmesi,
4. Sivil toplum temsilcilerinin
yasalar ile ilgili yorum yapabileceği interaktif web sitesi ve ihtiyatlı
oylama gibi platform ve mekanizmaların geliştirilmesi.
II.2. Beklenen Çıktılar
1. Proje sonunda, sivil katılım
ve kapsayıcı yönetişim konusunda toplam 550 İhtisas Komisyon üyesi,
parlamento yasama uzmanı ve danışmanlar ile seçilen bakanlıklardan 75
görevlinin eğitim alması,
2. Proje süresince interaktif
web sitesi, sivil toplum örgütleri rehberi, kamuoyuna açık toplantılar ve
yerel istişare platformları gibi mekanizmalar ve platformların
geliştirilmesi,
3. Proje sonunda yasa yapmada
sivil katılıma dair komisyonların farkındalığı ve ilgisinin artması ve
4. Sivil toplum örgütleriyle artan
iletişim ve etkileşimin sonucunda yasa yapıcıların temsiliyetinin güçlendirilmesi.
II.3 Yöntem
Proje faaliyetleri, veri
toplama ile kişisel ve kurumsal kapasite geliştirme olarak
sınıflandırılabilir. Komsiyon üyeleri, parlemento yasama uzmanları,
parlamenter danışmanlar ve ilgili diğer bürokratların konuyla ilgi bilgi
ihtiyacını belirlemeye ve Türk Yasama Derneği ile Parlamenter Danışmanlar
Derneği’nin kurumsal kapasite ihtiyaçlarını belirlemeye yönelik veri
toplama sürecinde aşağıdaki yöntemler izlenecektir:
• Komisyon Üyeleri, yasama uzmanları ve parlamenter danışmanlarla
ilgili bakanlık görevlileriyle görüşmeler/mülakatlar: Değerlendirme
kapsamında gerekli olan bilgi, Meclisin ilgili Komisyon üyeleri ve üst
düzey yetkililer, bürokratları, profesyonel ve teknik personeli de içerecek
şekilde yapılan toplantılar ve görüşmelerden elde edilecektir. Bir soru
formu (mülakat rehberi) geliştirilecektir ve böylece mülakatların gerekli
bilgiyi, mevcut durumla ilgili algılayışı ve yorumlamaları da yansıtacak
şekilde görece odaklı ve derinlemesine tartışmalara dayanması
sağlanacaktır.
• Doküman Taraması: Mülakat ve toplantılar doküman taraması ile
desteklenecektir.
• Kurumsal Haritalama: Mülakatlar, toplantılar ve doküman
taramasından toplanılan veriye dayanılarak geliştirilecektir.
Tabanda gerçekleştirilecek veri
toplama faaliyetleri hem parlamenter danışmanların hem de Derneklerinin
mevcut kişisel ve kurumsal kapasite seviyelerini ve kapasite geliştirme
ihtiyaçlarını ortaya koyacaktır. Tabanda yürütülecek olan veri toplama
faaliyeti, yasa taslaklarının tartışmaya açılacağı yerel istişare
platformlarını içerecektir.
Benimsenen bu yöntem, yerel ve
ulusal sivil toplum kuruluşlarının aktif katılımını da gerektirmektedir.
Yerel düzeyde, sivil toplum kuruluşları oluşturulan yerel istişare
platformlarında temel ortak olacaktır. Benzer şekilde, yürütme erki, yasa
yapmada sivil katılım pratiklerini gerçekleştirirken sivil toplum
kuruluşlarının katılımını arayacaktır.
II.4 Risk ve Varsayımlar
T.C. Hükümeti yasama sürecine
sivil toplumun katılımına ilişkin kararlılığını dile getirmiştir ve böylece
sivil toplumun yasa yapma süreçlerine katılımına ilişkin farkındalığı
arttırmıştır.
Uygulamaya yönelik mevcut
elverişli ortama rağmen, mevcut projenin başarılı bir şekilde uygulanmasının
önünde yasa yapma süreçlerine aktif katılım konusunda sivil toplum
kuruluşlarının sınırlı kapasitesinden dolayı sürecin bu kuruluşlarca az
sahiplenilmesi, ve yerel düzeyde istişare süreçlerinin yeterince ilgi
görmemesi gibi bazı risk faktörleri vardır.
III. Kısım: Proje Yönetimi ve Zaman Çizelgesi
UNDP projeyi yürütecek,
izleyecek, uygulamasını değerlendirecek ve standart UNDP usullerine göre
raporlayacaktır. Böylece, Projenin uygulama modalitesi Doğrudan Uygulama (DU)
olacaktır.
Türk Yasama Derneği,
Parlamenter Danışmanlar Derneği, Başbakanlık ve seçilmiş bakanlıklar,
Dışişleri Bakanlığı ve UNDP Türkiye’den müteşekkil Yönlendirme Komitesi,
projeye genel bir yol göstericilik sağlayacak, proje çıktılarını ve bu çıktıların
ulusal kalkınma hedeflerine katkısını izleyecektir.
IV. Kısım: İzleme ve Değerlendirme
Projenin izlenmesi ve
değerlendirilmesi UNDP tarafından tasarlanan ilkeler ve usullere uygun bir
şekilde gerçekleştirilecektir. Bunun sağlanması için aşağıdakilere ihtiyaç
duyulmaktadır:
Üç Aylık İlerleme Raporları:
Uygulayıcı kuruluş olarak UNDP Üç Aylık İlerleme ve Maliyet Raporu
hazırlayacaktır.
Yıllık İlerleme Raporu:
UNDP yıl sonunda bir Yıllık İlerleme Raporu hazırlayacaktır. Bu rapor
projenin performansını ölçen kapsamlı bir rapor olacaktır.
Proje, UNDP mali inceleme
gerekleri uyarınca, proje süreci boyunca en az bir kere denetlenecektir.
Denetim için uygun mali hükümler proje bütçesine dahil edilmiştir.
Tedarikler açık teklifi içeren UNDP satın alma kurallarına göre
gerçekleşecektir.
V. Kısım: Yasal Bağlam
Hükümet ile UNDP arasında
imzalanmış olan ve atıf yoluyla bu belgeye dahil edilmiş CPAP ile bu belge,
hep birlikte Standart Temel Destek Anlaşmasının [ya da ilgili sözleşmeler
arasından uygun olan bir diğer sözleşme] içerisinde anıldığı üzere, Proje
Belgesini oluşturmakta olup, CPAP hükümlerinin tamamı bu belge için
geçerlidir.
Standart Temel Destek
Sözleşmesi’nin III. Maddesi ile tutarlı olarak, uygulayıcı ortağın kendisi
ve personeli ile mallarının ve UNDP’nin uygulayıcı ortağın güvencesi
altındaki mallarının güvenliği ve emniyetine ilişkin sorumluluk, uygulayıcı
ortağa aittir.
Uygulayıcı ortak;
a) projenin uygulanmakta olduğu
ülkenin emniyet koşullarını dikkate alarak, uygun bir emniyet planı hazırlayarak
uygulamaya koyacak ve bulunduracaktır;
b) uygulayıcı ortağın emniyeti
ile ilgili bütün risk ve sorumluluklar ile emniyet planının uygulanmasını
her bakımdan kendisi üstlenecektir.
UNDP, söz konusu planın
uygulamaya konulup konulmadığını doğrulama ve gerektiğinde bu plan üzerinde
değişiklik önerisinde bulunma haklarını saklı tutmaktadır. Bu sözleşmede
öngörüldüğü üzere, uygun bir emniyet planı oluşturmamak ve bulundurmamak,
bu sözleşmenin ihlali olarak addedilir.
Uygulayıcı ortak, Proje Belgesi
kapsamında ödenmiş UNDP kaynaklı hiçbir tutarın, adları terörizm ile anılan
şahıs veya kuruluşların desteklenmesi için kullanılmamasının sağlanması ve
bu sözleşme kapsamında ödenen UNDP kaynaklı tutarları alan tarafların, 1267
sayılı karar uyarınca Güvenlik Konseyi Komitesi tarafından oluşturulmuş
listede yer almadıklarından emin olunması için makul ölçüde gayret
göstermeyi işbu sözleşme ile kabul etmektedir. Söz konusu bu liste http://www.un.org/Docs/sc/committees/1267/1267ListEng.htm
adresinden temin edilebilir. Bu hüküm bu Proje Belgesi kapsamında
düzenlenecek bütün alt yüklenicilik sözleşme veya anlaşmalarına
eklenmelidir.”
—————————————
1 Çalışacak kanun tasarılarının seçimine dair
kriter, proje ortaklarıyla birlikte projenin ilk iki ayında belirlenecektir.
2 Proje, Başbakanlık ve diğer bakanlıkların sivil
toplumu güçlendirmeye dönük süregiden faaliyetlerinden yararlanacaktır.
3 Seçilecek yasa tasarılarına dair kriter proje
ortaklarıyla birlikte ilk iki ay içerisinde belirlenecektir.
Andlaşmanın eklerini görmek için tıklayınız
|